Çocukken Sevdiğiniz Yiyeceklerin Sofistike Versiyonlarıyla Karşılaşmaya Hazır Olun!
Ben ZEYTEENIA;
İlhamımın ve yaşam umudumun kaynağı çoğu zaman hatıralarım. Ütopik adamda olan biteni gözlemlerken farkediyorum; lezzetler sadece damakta değil, hafızada, zamanda çözülür.
Bir zamanlar bir çizgi film vardı; kalbimde kocaman bir heves bırakmıştı; Ratatouille
Remy, Paris’in ünlü bir restoranında genç bir mutfak çalışanıyla alışılmadık bir ittifak kurmuştu. Remy’nin yemek yapmaya olan düşkünlüğü, tek bir hayal peşinde koşmasına neden olmuştu: aşçı olabilmek! Ama o bir fareydi. Hayallerinin peşinde olan olan Remy, asla memnun edilememiş gurme eleştirmeni çocukluğuna geri götürmüştü; gurmenin unutulamamış, o sırada yeniden hatırlanan hisleri ve anıları ortaya çıkmıştı.
Şefler artık sadece yeni tatların değil, hatıraların peşinde. Aile sofraları, çocukluk tarifleri, hepsini yeniden, yine yorumlanıyor. Ama bu sefer bir hikâye anlatmak için, bir lokmayla zamanı yeniden keyif dolu bir akışa yönlendirebilmek için.
Modern Comfort Food, geçmişin tanıdık tatlarını alıp onları bugünün mutfak anlayışıyla yeniden kuran bir gastronomi yaklaşımı. Ama bu, eskiyi kopyalamak değil, bu onu yeniden hissettirmektir. Çocukluğundan bildiğin bir yemek, bugün bir şefin elinde yeniden yorumlanıp, doğuyor.
Anladığım o ki, modern comfort food yaklaşımında: bir makarna farklı bir sosla yeniden doğuyor, geleneksel bir çorba beklenmedik bir dokunuş kazanıyor, ev yemeği fine dining estetiğiyle sunuluyor.
Bu dönüşümün amacı belli ki; hatırlatmak. Ama daha derin, daha zarif bir şekilde. Tıpkı benim gastronomik mücevherim “ZEYTEENIA” gibi.
Bugünün dünyasında herkesin yakındığı ama engel olamadığı şey hızlılık. Tüketim, dikkat, hatta duygular bile…Bu yüzden insan, tanıdık olanı istiyor. Nostaljik yemekler: güven veriyor, duygusal bağ kurmakta yardımcı oluyor.
Karmaşık menüler arasında tanıdık bir tat, en güçlü deneyime dönüşebiliyor.
Kültürüm en büyük değerim; benim içeriğim hatıralarım ve göründüğünden çok daha derin. Çünkü bilirim;
gerçek lezzet, damakta değil, hafızada, duyularda tamamlanır.
Lezzet daima geçmişle bugün arasında köprü kurar. Ve belki de en önemlisi; insan, unuttuğunu sandığı kendine yeniden yaklaşır.
Sevgilerimle…
